Yaz Aylarında Göz Bakımı
Yaz tatilinde güneş, deniz ve havuza dikkat edilmelidir

Havaların aşırı derecede ısınması ve yaz tatiline girilmesinden itibaren artık plajlar ve havuz kenarlarında daha sık bir şekilde çocukları görmekteyiz. Yazın tüm güzelliklerinden yararlanmak ve ister havuz suyu ya da deniz suyu olsun istifade etmek isteyen çocuklarımızın karşılaşabilecekleri göz rahatsızlıklarına karşı bazı önlemler alınması gereksinimi vardır. Bunun için ilk öncelik olarak annelerin çocuklarını güneş ışığının zararlı etkilerine karşı korumak için şapkasız ve güneş gözlüksüz dışarı çıkarmamaları gerekmektedir. Yaz mevsiminde çocuklarımızın göz sağlığı diğer mevsimlere göre daha fazla artış göstermektedir. Çünkü bu dönemde göz alerjileri, havuzlardan ve deniz suyundan kapılan göz enfeksiyonları ve oyunlar esnasında geçirilebilecek göz yaralanmaları ile daha fazla karşılaşılmaktadır.

Bahar aylarından itibaren başlayan polenler yaz mevsimi ile daha fazla artmaktadır ve dışarı da sıcaklar dolayısı ile havuz ve deniz kenarlarında geçirilen zaman dilimi de artmaktadır. Bu süreçte göz alerjisi ile daha fazla karşılaşılır. Gözlerde görülen yanma, kaşınma ve kızarıklık bu belirtiler arasında sayılabilir böyle bir belirti ile karşı karşıya kalındığında mutlaka bir göz doktorundan yardım alınması gereklidir. Bu nedenle çocuklar toz ve polenlerden uzak tutulmalı, güneş ışınların fazla ve etkili olduğu saatlerde dışarıya çıkılmamalı ve oldukça gerekli olduğu süreçte ise mutlaka çocukların gözlerinde ona uygun bir güneş gözlüğü ve güneşten koruyucu bir şapkasının bulunması de gerekecektir. Çocuklar için kullanılacak olan gözlüğün kalitesiz olmaması gerekmektedir çünkü gözlüğün ultraviyole ışınlarını önleyici ve engelleyici özelliğinin bulunması şartı aranmalıdır. Kaliteli, güvenilir gözlüklerin üzerinde bu özelliği belirtici unsurlar yer almaktadır. Kalitesiz ve ucuz olan çocuklarımız için kullanılacak bu güneş gözlükleri güneşin zararları etkilerini engelleyici özelliği bulunmadığından dolayı gözlük var diye güneşe bakan çocukların gözlerinde zararlı hasarlar oluşmasına zemin hazırlayabilirler. Üstelik renkli cam arkasında gözbebekleri daha büyüdüğü için gözün kornea denilen cam bebeğinde kalıcı tesirlerin oluşuma görülebilir. Güneş ışınları renkli göz rengine sahip olan kişilerde daha etkili ve tesirli olabilmektedir. Bu kişilerin güneş gözlüğü satın alırken güneşin ışınlarını sadece önden değil yanlardan da güneşin ışınlarını kesebilecek özelliği bulunan güneş gözlüklerini tercih ederek satın almalarında yarar vardır.
Havuzlarda ve Denizlerde Gözlerimizi Korumak
Çocuklarımızın yaz aylarında göz sağlığını korumak için alınacak tedbirler

Yaz demek kuşkusuz herkes için denizden ve güneşten yararlanmak anlamını taşımaktadır ki yaz aylarında çocuklar için denizin, havuzun anlamı da bu oranda daha fazladır. Çocuklarımızın yaz aylarında gözlerini güneş ışınlarından korumak ve etkilerini azaltmak için mutlaka güneş gözlüğü ve güneş şapkasından yararlanılması gerekmektedir. Çocuklar için satın alınacak güneş gözlüğünün marka ve kaliteli bir güneş gözlüğü olması gerekmektedir ucuz diye işportacı diye tabir edilen satıcılardan satın alınan güneş gözlüklerinin yararından çok zarar teşkil edebileceği kesinlikle unutulmamalıdır zira bu gözlüklerin camı kalitesizdir ve çocuğumuzun gözlerine büyük ölçüde zarar vermektedir. Yaz aylarında deniz ve havuzda geçirilen vakit dilimi oldukça fazladır. Deniz suları oluşan deniz kirliliği neticesinde vücut ve gözler için zarar teşkil edebilir ve değişik enfeksiyonların oluşumuna da zemin hazırlamaktadır. Bir de bunun yanı sıra havuzu tercih ederek daha çok havuzun içinde vakit geçiren çocuklarda ise çoğunluğun havuzun içinde bulunduğu ve oluşan hijyensiz şartın ve havuzun içinde bulunan klordan dolayı da gözde tahriş oluşabilir bu da göz rahatsızlıklarının oluşumunu gerçekleştirir. Bu nedenlerden dolayı durgun, rengi bozulmuş kirli olan deniz sularına kesinlikle girilmemelidir. Bir de özellikle çocukların sıcak zamanlarda isyan edercesine mutlaka gireceğim denize diye söylendiklerinde bu söylemlerine asla riayet edilmemeli ve oluşabilecek rahatsızlıklara karşı çocuğumuzu güvence altına almalıyız bir de özellikle denizlere girilirken güneş gözlüğü takılmasına özen gösterilmesi gerekmektedir. Havuzlara girişte de güneş gözlüğü ve saç bonesinin takılarak havuz kirliliklerinin önlenmesine fayda sağlanması gerekir.
Lensler hakkında bilmek istediklerimiz
Lensler hakkında bilmek istediklerimiz

Lensler göz ile ilgili rahatsızlıklarda ve bazı kişilerde değişik bir göz rengi yakalamak isteyenlerin şu sıralar tercihleri arasında yer alsa da lensler kesinlikle kulaktan dolma bilgilerle sahip olunarak tercih edilmemelidir. Zaten göz rahatsızlığı ile karşı karşıya kalan kişiler doktor muayenesinden sonra lens kullanımını tercih edebilirler ve artık özellikle de gözlük satış mağazalarında kolay ulaşılabilir olmaları ve daha çok tercih edilmeleri dolayısı ile renkli lensler bulunmasına karşı bu lenslerin de göz doktorunun tavsiyesi ile alınması daha doğru bir tercihi oluşturacaktır.

Lenslerin çıkarılması ve takılması esnasında mutlaka kişilerin kişisel el temizliğini dikkat ederek yapmaları ve ellerini çok iyi temizlemeleri gerekmektedir. Lensleri takmadan ve çıkarmadan önce mutlaka lenslerin özel sıvı solüsyonları bulunmaktadır ki bu solüsyonlar ile lens temizliğinin ve bakımının yapılması gerekir. Lens kaplarının içine konulan solüsyonun her gün düzenli olarak değişimi sağlanmalıdır. Lens temizliğini kesinlikle musluk veya diğer çeşit olan damacana su ile tabir edilen su ile yapmayan mutlaka lenslerinizle birlikte satın aldığınız uygun lens solüsyonu ile yapınız. Banyo yaparken ve yüzerken gerekmedikçe lensleriniz ile bu işi gerçekleştirmeyiniz. Gözünüzle ilgili herhangi bir rahatsızlık, kızarıklık, yanma, kaşınma, kuruluk veya alerjik reaksiyon neticesi gibi bir sorunla karşı karşıya kaldığınızda hemen göz doktorunuzu ziyaret ederek önceden ilk tedbirinizi almış olunuz. Göz doktorunuza danışmadan etrafınızdan duyduğunuz ve onlara iyi gelen göz kremlerini, göz losyonlarını ve göz damlalarını kesinlikle kullanmayınız. Lensler sadece kişinin kendisine özeldir kesinlikle başkasının lensini kullanmayınız ya da kendi lensinizi bir başkası ile kesinlikle paylaşmayınız. Lensler kullanım rahatlığı ve güzelliği sağlasalar da mutlaka ve mutlaka olarak temizliğinin ve bakımının düzenli olarak yapılması gerektiğini de unutmamamız gerekmektedir.
Lens Kullanımı ve yapılacak uygulamalar
Lens Kullanımı ve yapılacak uygulamalar

Yaz aylarını yaşadığımız şu günlerde bolca vakit geçirdiğimiz sahil ve havuz kenarlarında güneşin etkisi ile gözlerimizi ve göz sağlığımıza özellikle dikkat etmemiz gerekmektedir ki hele hele lens kullananlar bu konuda daha duyarlı olmaları gerekmektedir.

Kontakt lensler diye adlandırılan görme bozukluklarının düzeltilmesinde ve özellikle de şu sıralarda değiştirilmek istediğimiz göz renkleri seçeneklerinde ve göz hastalıklarının tedavi sürecinde yararlanılmakta sık bir şekilde kullanılmaktadır. Günlük yaşantımızda ise gözlüğün yerine daha güzel bir görüntü sağladığı için ve kullanım kolaylığı ve rahatlığı oluşturduğu için daha tercih edilir durumdadır. Ama özellikle dikkat edilmesi gereken bir hususta vardır ki lensler gözlüğün yerini alarak rahat bir görüş sağlasa da kullanan kişiye büyük sorumluluklar yüklemektedir. Çünkü yanlış ve hatalı kullanım aşaması uygulanır ise lensler gözlerde ağır hasarlar ve ciddi tehlikelere de yol açabilmektedir. Özellikle de yaz aylarında kullanılan lensler ile havuza ya da denize girişlerde risk oranı daha fazla artış göstermektedir. Bunun için lens kullanıcıların dikkat etmesi gereken bazı hususlar bulunmaktadır ki bunlar arasında deniz suyunda bulunan bazı deniz kirliliği sebebi ile oluşan zararlı maddelerin ve havuz suyunda bulunan klor ve havuz pisliği dolayısı ile gözlerde çeşitli göz enfeksiyonlarına sebep olabilmektedir bunun için ister havuz olsun isterseniz de denizde olsun buralara girerken lens kullanan kişilerin mutlaka deniz gözlüğü kullanmaları gerekmektedir. Mutlaka lensi tercih ediyorum ve gözlük istemiyorum diyenler için mutlaka gözlerindeki lenslerden dolayı oluşabilecek rahatsızlıklara karşı koruyucu önlemler alınması gereklidir. Kontakt lens kullanan kişilerin yaz aylarında gözlerinde kaşınma, yanma, kızarıklık, kuruluk ve alerji ile karşılaştıkları ilk andan itibaren gecikmeden bir göz doktoruna başvurmaları gerekmektedir.
UV Işınlarının Zararları
UV ışınları ve zararları
Uv ışınlarına maruz kalmaya karşı cildimizi korumak oldukça önem taşımaktadır. Fakat gerçeğin bilinmesi gereklidir ki UV ışınları cildimize verdiği zararlar kadar gözlerimize de zarar teşkil edebilir. Gözlerimizin bizler için değeri bilindiğinden dolayı gözlerdeki UV etkisi birikim yapar bunun neticesinde ise kısa süreli sorunların yanı sıra kalıcı ve risk taşıyan göz rahatsızlıkları ile de karşı karşıya kalınabilir. Yıl boyu süren tehlike karşısında bütün bir yıl boyunca koruma faktörünün oluşması gerekmektedir.

UV ışınlarına karşı oluşabilecek tehlikeler yaz aylarında direkt olarak gelen güneş ışınlarının yanı sıra diğer mevsimlerde de görülebilir. Yıl boyunca kalıcı hasarlara yol açabilir. Aslında açık havada bulunduğumuz süre boyunca doğrudan gelen veya yansıyan UV ışınları ile karşılaşabiliriz. Örneğin deniz mevsiminde isek plajda güneşlenirken gözümüze gelen plaj kumu UV ışınlarını yansıtır ve kışında kar dolayısıyla tabiatın beyaza boyandığı esnada da UV ışınları gözümüze yansıma yapmaktadır.
UV ışınlarına daha çok maruz gören ve etkilen genç yaşlardaki insanlar daha fazladır çünkü bu kişilerde göz bebekleri daha büyüktür, açık havada daha çok zaman geçirmektedirler ve güneş gözlüğü takmak istemezler hatta başlarını korumak için şapka takmaktan bile üşenirler. Görme kusuru olan çocuklara uygulanan UV ışınlarına karşı koruyucu etkisi olan kontak lens uygulaması yapılmadığı sürece UV ışınlarının zararlarına daha çok yakalanmaktadırlar.
Bunun için unutulmalıdır ki sadece yaz aylarında değil diğer mevsimlerde de gözlerimizde oluşabilecek hasarlara ve tehditlere yani tüm olumsuzluklara karşı koruyucu etkisi bilinen güneş ışınlarından koruma özelliği sağlayan UV ışınlarının etkisini zararsız hale getiren lenslerden yararlanmalıyız tabi tüm işlemlerin değerlendirilmesi ve sonucu gidilecek olan göz doktorundan sonra verilmelidir.
Hafızayı Güçlendirme Egzersizleri
HAFIZAYI GÜÇLENDİRME EGZERSİZLERİ
Unutkanlık sorunu ile karşılaşan kişilerin öncelikli olarak hayatlarında neyin farklı gittiğini bulmaları ve araştırmaları gerekmektedir. Hafıza için gerekli olanların en başında gelen ise beden sağlıdır. Bedenimize bizler ne kadar iyi bakar isek bu da bize artı olarak dönüşecektir.

İyi bir kan dolaşımı beynimizi korumak ve güçlendirmek için önemli bir yer teşkil etmektedir. Bu nedenle kişilerin eğer sigara kullanıyor ve sigara içilen ortamlarda sıkça bulunuyorlarsa sigarayı azaltmak için girişimlerde bulunmaları ve gerekli ise de bu konuda yardım almaları gerekmektedir. Sigara yaşantımızda önemli rahatsızlıkların oluşmasına en etken maddelerdendir bunun için sigaranın kan dolaşımında ciddi problemlere ve reaksiyonlara yol açtığı kesinlikle unutulmamalıdır.
Antioksidan maddelerin yaşamsal bir takım önemli özellikleri bulunmaktadır bunların güçlenmesine katkı sağlayan C ve E vitaminleri bakımından güçlü olanlar tercih edilerek kullanılmalıdır. Ginsengler hafızamızı güçlendirmek için önemli derecede katkı sağlayıcı etkiye sahiptirler.
Yapılan araştırmalar ve incelemeler neticesinde vücudumuzda eksik olan B ve B12 vitamini eksikliği unutkanlık ve hafıza kaybında etken olduğu anlaşılmıştır bunun neticesi olarak kişilerin bu ihtiyaçlarını karşılayıcı özelliği olan besinlerden yarar sağlamaları gerekmekte ya da bunun içerisinde barındıran takviyelerden yararlanmasında oldukça büyük oranda yarar bulunmaktadır.

Hafızayı güçlendirici etkisi bulunan yardımcılar arasında okunacak kitaplar, çözülecek bilmeceler ile de yaşantımıza katkı ve yararı sağlayabiliriz.
Unutkanlık Hastalığı
UNUTKANLIK VE KARŞILAŞILABİLECEK SIKINTILAR
Son zamanlarda sık sık unutkanlık ile karşılaşıyor ve bu sizi rahatsız eder bir hal aldı ise yapılacak olanlar arasında kendinizi ilk öncelik olarak rahatlatarak gevşek bırakmanız gelmektedir. Yaşadığınız unutkanlığınızdan dolayı endişe etmeden önce tüm yaşadığınız gerginlikleri ve unutmak istedikleriniz unutarak hatırlamak istediklerinizden yaşantınıza devam etmelisiniz. Bazı durumlarda kişilerin yaşamsal karmaşaları ve olayları neticesi ile hafızaları oldukça yoğun bir hal alabilir bunlardan bir nebzede olsa uzaklaşmak istiyorsanız kafanızı boşaltmak amacı ile bir tatil planı kendinize hazırlayabilirsiniz. Günlük hayatınızda yaşadığınız detaylarla ilgili aydınlatıcı bilgileri listeleyebileceğiniz günlük ihtiyaç listeleri hazırlayarak bu bilgi yüklemelerini her an elinizin altında bulundurarak ya da evinizde iseniz gözünüze çarpan bir yere asarak zihninizi meşgul etmeden listeden gerekli ihtiyaçlarınızı hemencecik belirleyebilirsiniz.

Zihninizi geliştirmek istiyorsanız bunun için günlük bulmacalardan ve sudoku gibi hafıza güçlendiricilerden yardım alabilirsiniz. Bu çeşit uygulamalar sayesinde beyni her zaman dinç tutmak vücudun yararı için egzersiz yapmak aynı önem taşıdığını uzmanlar belirtmektedirler. Beyin fonksiyonlarının tam ve randımanlı olarak çalıştığı yaş aralığı 45 yaşın üzerindeki kişilerde daha azalmaktadır. Bu nedenle beyin fonksiyonlarımızı etkin hale getirebilmek için gerekli çalışmalardan yararlanmak ya da bunun kabullenmek gerekmektedir.
Gelişebilecek ya da yaşanacak kazalara karşı kişilerin kişisel önlem almaları da gerekmektedir. Bunlar arasında sayılabilecekler arasında çarpmalar, kafaya alınan darbeler, yaralanmalar sonucunda da unutkanlık yaşanabilir. Bu olayların neticesi olarak bazı kişilerde hafıza silinmesi ile karşılaşılabilir. Bu tip karşılaşılan olayların hemen akabinde önemli bir risk ve sıkıntı ile karşılaşmak istemiyorsanız hemen acil bir şekilde doktor kontrolünden geçmeniz gerekmektedir.

Bir de bunların yanı sıra hamilelik ve hamilelik sonrasındaki bayanlarda oluşan hormonlar neticesinde hafıza ile ilgili sıkıntılar görülebilir. Çünkü doğum aşamasına kadar anne adayları tedirgindirler ne ile karşılaşacaklarını ve ne gibi bir doğum olayını yaşayacaklarını kendilerine doğum anına kadar sıkıntı yaratmaktadır ve birde doğum anından itibaren bebeklerini kucaklarına alan anneler uykusuzluk ve yorgunluk nedeni ile unutkanlık ile kendilerini karşı karşıya bulabilirler. Bunun için bedensel ve ruhsal dinlenmenin unutkanlık üzerinde geniş etkisi vardır.
Zamanımızın en önemli rahatsızları arasında sıralayabileceğimiz tiroid bezi rahatsızlıkları da metabolizmayı kontrol altında tutan tiroksin hormonunun salgılanmasında sorun yaşandığında da bu süreçte vücut yorgunluğunun tetikleyicisi olan zihinsel faaliyetlerin yaşanmasında da sıkıntı görülebilmektedir.
Aşırı bir şekilde unutkanlık yaşıyor ve hatırlamayla ilgili sorunlarınız had bir safhaya ulaştı ise böyle durumlarda hemen bir doktor kontrolünden geçmenizde yarar vardır. Ciddi boyutlara ulaşan unutkanlık bazen ‘ erken bunama ’nın işareti de olabilir. Zaman zaman yaşanan bu endişe hissi ile birlikte kişilerde depresyon habercisi de olabilmektedir. Kişilerin bu konuda oldukça yalın olmaları ve kendilerindeki bu stresten ve gerginlik kurtulmaları gerekmektedir.
Ekinezya Çeşitleri
EKİNEZYA ÇEŞİTLERİ
Ekinezyanın üç farklı türü, bitkisel destek olarak değerlendirelerek üretilmekte ve kullanılmaktadır. Bunları sırlayacak olursak:
1- Ekinezya purpurea
2- Ekinezya Pallida
3- Ekinezya Angustifolia’dır.

Bu çeşitlerinden en çok kullanılanı ve yetişmesi açısından daha kolaylığı bulunduğundan dolayı Ekinezya Purpurea daha çok tercih edilmektedir. Ekinezyanın bitkisel destek olarak kullanılması aşamasında köklerinin yanı sıra açmış olan çiçekleri de kullanılarak yarar sağlanmaktadır. Ekinezyanın tıp alanında öğrenilen yararlarından ötürü daha çok kişilerin daha fazla yararlanmaları için suyu ve suyundan üretilerek hazırlanan kurutulmuş kapsül şeklinde olan ve satışa sunulan takviyelerdir. Ekinezyanın yukarıda saydığımız çeşitlerinden olan Ekinezya Angustifolia içerisinde bir takım uyuşturucu etken maddesi bulunduğundan kullanan kişilerin kullanımı sırasında alınan kapsül dil üzerinde hafif bir uyuşukluk hissine neden olabilmektedir.